Cari Açık ve Enerji, Bu Ülkenin En Büyük Sorunu

Cari açık artık aklı başına gelmiş herkesin ana problemi. O kadar büyük bir sorun ki altında yatan temelleri kimse görmek istemiyor. Sebebi ise basit. Çözüm üretmek yerine, herkes birbirini suçluyor peki öncelikle nedir bu cari açık ondan başlayalım.

Cari Açık Nedir?

Kısaca ülkemizin dışarıya sattıkları ile dışardan aldıkları arasındaki fark. Tahmin edeceğiniz üzere aldığımız sattığımızdan fazla olunca cari açık veriyoruz. Ne kadar basit demi. Neden dışarı sattıklarımız bu kadar az yada kalitesiz diye düşünmeyin. Dünyanın en büyük satıcısı olan Çin devleti her haltı ucuz düşük vs. demeden satıyor. Peki onlar bu kadar satış yaparken biz neden yapamıyoruz. Sebep basit işçilik ücretleri. Düşünün günü ve /veya saati 1 dolardan çalışıyorlar. Bu durumda 8 saatlik ve 30 günlük bir mesai Türk parası ile sadece 1150 TL ye geliyor. Türkiye’de asgari ücret ve sigorta eklenince yaklaşık 2010 TL gibi bir rakama geliyor. Tahminen 2 katı. Buda üretimin o noktalara kaymasına sebep oluyor. (Bu uzun bir yazının geleceği anlamına geliyor ilerde.)

Ahh Enerji vah Enerji

Global şartlarda satışımızı arttıramıyoruz. Bunu anladık. Şimdi alışımız yüksek peki sebebi ne? Haberleri karıştırırken çok ilginç bir ayrıntıya takıldım. Habertürkte bir haber çıktı. Habere bakınca insan sevinecek gibi oluyor ama oda ne? Cari açıkta Altın (buna ayrı bir başlık daha açacağım), Enerji sektörü 12 aylık cari açığın – toplam cari açık (2017-2018) – tarihi itibari ile 57,6 milyar dolar. Bunun 35.9 Milyar doları enerjiden geliyor.
35.9 Milyar dolar okuyucu. Yaklaşık olarak,  %60 ından fazlası enerjiden geliyor. Yani aldığınız araçlarda ki yakıt, yaktığınız doğalgaz ve kullandığınız elektirik üretimi için harcanan hammaddenin tamamı cari açığın %60’ı (yuvarlayarak) kullandığınız ve ürettiğiniz ürünler doğrudan bu noktada.

Bu kadar büyük bir rakamsal farklılık neden şu güne kadar hükümetlerin sıkıntısı olmamış anlayamadım. Düşünsenize üllkenizin nerdeyse tamamı bu noktada sıkıntıda.

Yeni Nesil Neden Herşeye Karşı

Bu noktada baktığınızda asıl ihtiyacımız olan şeyin, acil olarak enerji üretimini arttırmak olduğu ortada. Evsel kullanıma birşey diyemiyorum ama en azından sanayii üretiminde termik (kömür) santrallerinin daha fazla ortaya çıkması gerektiğini düşünüyorum. Şuan yapılmakta olan büyük 2 adet nükleer santralin hala bitmemesi (evet bir an önce bitmeli), benim ülkemin en az 10 nükleer santrale sahip olması gerekmekte ve tabii araçlar. Bunlarında artık gerçekten yeni nesil elektrikli sistemlerin arkasında kalması gerekiyor. Pil  teknolojisi, su ve tarım geleceğin savaş araçları olacak.

Nükleer santrallere karşı çıkan gruplara dikkat edin, hepsi sürekli aynı şeylere karşılar. Nükleer, termik kömürlü santraller, barajlar. Doğalgaz santraline veya dizel yakıtlı termik santrallere hiç eylem görmüyoruz. Garibi, bazılar Rüzgar enerjisine de karşı çıkmıştı. Bence artık onları dinlememe zamanı geldi de geçiyor bile.

Son olarak yeni ekonomi bakanı Berat Albayrak , daha önce enerji bakanı idi. Benim bile gördüğüm bu basit durumu idrak etmeme durumu bulunmamakta. Cari açığı bir an önce alta indirmenin yolu yok gibi bir şey. ama Orta uzun vadede eğer ülkeye bölgesel güç olabilecek bir enerji enerji politikasını, hazine bakanlığına aşılayabilirse uzun vadede Almanya refahını yakalayabiliriz gibi gözüküyor.




One Comment

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir